Antalya’nın En İyi Diyetisyeni

1
33

12 Aralık 2018’de 122 kilo ile başlayan kilo verme maceramı bugün itibariyle 102 kiloya inmiş olarak devam ettiriyorum. Bana bu süreçte destek olarak sağlıklı yaşama ulaştıran benim için Antalya’nın en iyi diyetisyeni Selin Akalın’a çok teşekkür ediyorum.

Aslında kilo problemim benim için yeni bir şey değildi. Kendimi bildim bileli hep yaşıtlarımdan daha kiloluydum. Bu artık benim için kabullenilmiş bir yaşam şekliydi. Kilo vermeyi hiç aklıma getirmediğim gibi, kilo vermek için özel uğraş sergilemenin oldukça saçma olduğu düşüncesindeydim. Hele ki ideal kilomun 75 kg olduğunu söyleyen internet sitelerini gördükten sonra, 50 kiloya yakın bir kilo veremeyeceğimi o zaman aynı tarzda yaşamaya devam etmenin en rahat olacağına inanmıştım.

Bir insan konfor alanı içerisindeyken bu alandan kendisini çıkaracak her hareket ona zor geliyor. Özellikle “aç kalmak” gibi bir düşünce beni diyete asla yaklaştırmıyor aksine konfor alanına daha fazla sığınmama sebep oluyordu.

Size bu konfor alanını terk etmeyi nasıl istediğimi anlatacağım. Aralık ayında uzun bir zaman sonra ilk defa normalden daha fazla yürümem gerekti. Yürürken hem adımlarımın zorlaştığını hem de nefesimin daraldığını farkettim. Eskiden yürüdüğüm mesafelere göre çok daha az bir mesafede bu sorunu yaşadım. Eve geldiğim zaman kalbim hızla çarpıyor, sürekli ter boşalıyordu. Zaten son 2 yıldır gece horlamalarımın arttığını da gözlemlemiştim ve kafamdaydı. Bütün bunların kilo ile ilgili olabileceğini düşündüm bir an ve hayatımı nasıl devam ettirmek istediğimi düşündüm.

Ertesi gün bir arkadaşımla dertleşirken onun tavsiyesi üzerine şimdiki diyetisyenimden randevu aldım. Randevuya gitmeden önce bazı kan tahlilleri yaptırdım ve aile hekimimle kilo vermek için diyetisyene gideceğimi konuştum. Doktorum da beni destekledi. Diyetisyen randevumun ilkinde yağ ve kas oranlarıma bakıldı. Kafamdaki “Diyet Yapmak” = “Aç Kalmak” ön yargısının ne kadar yanlış olduğunu o zaman öğrendim ilk. O günden itibaren her hafta diyetisyenimle kontrollü bir şekilde görüşmeye başladık. Haftalık kontrollerimde hem kilo/yağ oranlarımı takip etti hem de beslenme alışkanlıklarım hakkında düzeltmeler yaparak bana haftalık yeme düzeni listeleri verdi.

Bu içeriğe göz atın:  Kasların Çeşitleri, Görevleri ve Yapısı

Bazı haftalar çok iyi kilo verirken, bazı haftalar veremediğim oldu. Her kilo veremediğimde moralimin bozulmasına rağmen, diyetisyenim sayesinde o randevudan hep motivasyonla ayrıldım ve yılmadım.

Bugün geriye dönüp baktığımda tam 4 ay geçmiş ve şu anda Aralıkta ki halimden eser kalmadı. Her hafta verdiğim 500gr, 1 kg, 1.5 kg, 2 kg yağlar bir araya gelmiş ve tam 20 kg yağ vermemi sağladı. Diyetlerime 80-85 kiloya kadar devam etme niyetindeyim. Artık sporda yapmaya başladım. Yani yağ vermenin yanında kas olarak kiloda alacağım. Bu sayede daha sağlıklı bir hayata ve daha hızlı bir metabolizmaya ulaşma niyetindeyim.

Kilom azaldıkça kilo verme hızım azalabiliyormuş. Anlaşılabilir bir durum, verdiğim kilo azalmada % hemen hemen aynı kalacağı için sabırla kilo vermeye ve bir daha eski halime dönmemeye kararlıyım. Son 1 aydır yürüyüşlerinde Aralık’ta yaşadığım sorunu yaşamadım. Geceleri daha az horluyorum ve gün içinde artık daha aktif daha mutlu bir insanım. Keşke diyorum 100 kilo olduğum zaman beslenmemin yanlış olduğunu kabul edip daha fazla uzatmadan diyetisyene gitseydim de gençlik yıllarımı kilolu olarak geçirip vücuduma ve hayatıma kaliteli bir şekilde bakabilseydim. Neyse zararın neresinden dönülse kardır.

Kas ve Güç, internet sitesini takip ederek sporlarıma da ağırlık vermek istiyorum artık. Buradan kendilerine hem bu yazımı paylaşmayı kabul ettikleri için hem de sağlıklı yaşam hakkında bana öğrettikleri yazıları için çok teşekkür ediyorum.

Bu yazıyı kendimi motive etmek ve benimle aynı durumda olanlara bir an önce harekete geçmelerini sağlamak için yazıyorum. Zaman ayırıp yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.



1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here